BölünME - ParçalanMA


Kabul, modern zamanlarda acele, telaş ve heyecan pek çok kişi için sıradan bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Ancak yine de sormadan edemiyorum; gerçekten bu kadar meşgul müyüz?

Eğitim verdiğim salonda, şirketin CEO’ su eğitimin açılışını yapıyordu. Katılımcı yöneticilerden biri elindeki akılllı telefonla fazlasıyla haşır neşir olunca dikkati dağılmaya başladı ve en sonunda dayanamayarak, e-postasına dalmış yöneticiye döndü ve hepimizi yıkıp geçen o cümleyi patlattı:

“… Bey, merak etmeyin, iki gün işyerinde olmazsanız şirket batmaz. Batıyorsa da o zaman yanlış şirkette çalışıyorsunuz demek ki…”

Evet meşgulüz ama bu durum önce kendimizi dünyanın merkezine koymaktan, çalışma alışkanlıklarımızı gözden geçirmememizden, hedeflerimiz konusunda net olamamaktan ve özellikle de acil olanı, önemli olanla karıştırmakla başlıyor. Tabi bunun üzerine bir de iş yoğunluğunu eklerseniz, yandı gülüm keten helva…

Elbette bu saydıklarımın her biri ayrı birer makale konusu. Ancak ben özellikle zaten yeterince karmaşık olan hayatı iyice içinden çıkılmaz hale getiren bir konuyu ele almak istiyorum: Aynı anda bir kaç işi yapmaya çalışmak ve bölünmeler…

1740’larda oğluna yazdığı mektuplardan birinde , Lord Chesterfield şu nasihatta bulunmuş: “Gün boyunca herşey için yeterli zaman vardır, eğer ki bir seferde tek şey yaparsan, ancak bir seferde iki şeyi birden yapmaya kalkarsan bir yıl içinde yeterince zaman bulamazsın.”

Chesterfield’ e göre, “tek odak” zamanı planlamak için sadece pratik bir yol değil; aynı zamanda bir zeka belirtisiydi. “Bir tek şeye yönelmiş sürekli ve dağılmamış dikkat, üstün bir dehanın işaretidir; tıpkı acele, telaş ve heyecanın zayıf ve dağınık bir zihnin asla yanılmaz belirtileri olması gibi. ”

O zaman tahminen söylenen bir söz günümüz çalışanları için çalan tehlike çanları olabilir. California Üniversitesindeki araştırmacıların Amerikanın Irvine kentinde gerçekleştirdikleri bir çalışmada ofis çalışanlarının bölünmeleri mercek altına alınmış, çalışanların telefon konuşmaları ya da bir e-postaya cevap vermek için bölündüklerinde esas işlerine geri dönebilmek için kendilerini ortalama yirmibeş dakikada toparlayabildikleri ortaya konulmuştur. Yani her bölünmenin size maliyeti 3-5 dakika değil. Tam 25 dakika…

Kaldı ki yine bugün yapılan çalışmalar bize insan beyninin birden çok işe odaklanma konunda pek de iyi olmadığını gösteriyor.

Los Angeles California Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Russel Poldrack ise yeni bir araştırmada şunu tespit etmiştir: “Aynı anda bir kaç işe odaklanmaya çalışmak, öğrenme üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Öğrenseniz bile, bu öğrenme daha az esnek ve daha kısıtlıdır, yani bilgiye kolayca ulaşamazsınız.” Yapılan bu araştırmanın gösterdiğine göre, insanlar kafaları karışık olduğunda öğrenmek ve bilgiyi depolamak için beynin farklı bölgelerini kullanıyorlar.

Kafası karışık ya da çok işle meşgul kişilerin beyinleri resmedildiğinde “striatum” bölgesinde hareketlilik görülmüştür. Bu bölge beynin yeni beceriler öğrenme ile ilgili bölümüdür. Kafası karışık olmayan insanların beyin resimleri ise “hipokampus” bölgesinde hareketlilik göstermektedir. Burası ise beynin depolama ve bilgiyi geri çağırma bölgesidir. Poldrack National Public Radio’da araştırması hakkında konuşurken şu uyarıda bulunmuştur: “Şunun farkında olmalıyız ki toplumumuzdaki bu değişimini bir bedeli var, insanlar bu şekilde çalışmak için yaratılmamışlardır. Biz gerçekte odaklanmak için yaratılmışız. Ve kendimizi çokişli olmaya zorladığımızda, zaman zaman daha etkin olduğumuzu düşünmemize rağmen belkide uzun vadede kendimizi daha az etkin olmaya zorluyoruz.”

Özetle; dağınık ve sıkça bölünerek çalışmak stres hormonu ve adrenalin salınımına neden olmakta, bu ise kontrol edilemezse uzun vadeli sağlık sorunlarına ve kısa- vadeli hafıza kayıplarına yol açmaktadır. Bu nedenle daha azıyla daha fazlasını elde etmenin yolu “tek seferde tek iş” yapmaktan ve iyi bir zaman planlamasından geçiyor.

#KişiselPerformans #Beyin

Öne Çıkanlar
Güncel