Hep Bildiğimiz Şeyler İşte!


Bugünlerde “malumat” kelimesine takıldım. Günümüz Türkçesinde pek kullanılmıyor. Sanırım ne işe yaradığını da anlamamışız, bu nedenle karşılayan bir kelime de kullanmıyoruz. En hallicesi “bilgi” kelimesini yamıyoruz malumat yerine. Tabi bir de malumatı karşılayan enformasyon kelimesi var. Ancak günlük dilde kendisi ile pek rastlaşmıyoruz.

Peki ya "Bilgi" sandığım şeyler malumatsa…

Oysa veri, enformasyon ve bilgi birbirleri ile ilişkili ancak birbirinden farklı kavramlar. Veri, ilişkide olduğumuz dünyaya ait kaydedebileceğimiz gerçeklerdir. Örneğin gözümüzün rengi ya da odadaki kişi sayısı gibi. Malumat (Enformasyon) ise bu verilerin işlenmesi, anlamlı bir çerçeve içine alınması ile oluşur. Enformasyonun bilgiye dönüşmesi, bireyin onu algılaması, özümsemesi ve anlamlı sonuçlar çıkarması ile mümkün olur.

Burada kritik olan yetkinlik, bireyin enformasyon parçaları ile bunlardan yararlanarak ne yapılabileceği arasındaki ilişkiyi anlama yeteneğidir.

Sözün özü; “Ben bunu biliyorum” dediğimde, ondan nasıl yararlanacağımı, onunla ne yapacağımı da kavramış olmam gerekiyor.

Hadi şimdi günlük hayata bir bakalım.

Örneğin iş dünyasına… Google’ a Liderlik yazdığınızda 31 milyon 500 bin sonuç ile karşılaşıyorsunuz. Hadi bunları eleyip anlamlı bir çerçeve içine aldığınız ve dahi hatmettiniz diyelim. Eğer bu enformasyon parçaları ile ne yapacağınızı, bu yığından nasıl yararlanacağınızı bilmiyorsanız sahip olduğunuz enformasyon (nam-ı diğer malumat) sizi bir lider yapmıyor.

Düşünüyorum da pek çoğumuzun mutsuzluğunun nedeni bu olabilir mi?

  • Empatinin ne demek olduğunu hep biliyoruz, ama karşımızdakini dinlemeden, anlamadan yargılamak çoğunlukla ortaya koyduğumuz davranış.

  • Güvenli iletişim kurmanın yararlarını hepimiz ezbere sayıyoruz, ama gerçek fikirlerimizi doğru yollarla ifade etmek yerine durumu idare etme salvoları daha kolayımıza geliyor.

  • Öfke yönetimi stratejileri ile tanışıklığım var, ama herkes arkamdan kavgacı diye konuşuyor.

  • Okumanın yararları konusunda bilgi sahibi olmayan yok ancak eğitimlerde son okuduğunuz kitap diye sorduğumda cevaplayan bir-iki kişiyi geçmiyor.

  • Herkes kendini tanıyor… Hedefleriniz nedir sorusunun kendini tanımakla ilişkisini kurabilen bir elin parmakları kadar….

Peki bu durumda o hep bildiğimiz şeyler acaba ne işe yarıyor?

Yeri gelmişken Ziya Paşa’ yı anmak gerekir elbet:

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde."

#KişiselPerformans #Diğer

Öne Çıkanlar
Güncel