Yönettiğiniz Ekip Neden Dedikodunuzu Yapıyor?


Devam etmeden önce lütfen kendinize şu soruyu sorun ve yanıtını birkaç saniye düşünün? İş yaşamında “Güç” kelimesi size ne ifade ediyor? Başka bir deyişle bu kelimeyi duyduğunuzda ne hissediyorsunuz?

Son zamanlarda yapılan birkaç araştırmada çalışanların büyük bir çoğunluğu güç kelimesini masum olmayan hatta “kirli” bir kelime olarak tanımlamış (Brown, 2006; Flynn, 2011; Price, 2009 ) Hatta öyle ki, gücü olanlar sanki yokmuş gibi, güç arayanlar aramıyormuş gibi davranıyor. Güç elde etmiş olanlar ise ona nasıl ulaştıklarını sır gibi saklıyor.

Bununla beraber ne çelişkidir ki, Liderlik güç gerektiriyor. Gerçek iş liderleri hedeflere ulaşmak, iş yaptırmak, vizyonlarını, fikirlerini aksiyonlara dönüştürmek için insanları harekete geçirme becerisine sahip olmak zorundalar. Yani güç sahibi olmak ve bunu kullanmak zorundalar.

İster 3 kişilik ekibi olsun, ister 3000 kişilik bir şirketi yönetsin ortalama ile olağanüstü liderleri ayıran iki önemli soru var:

Gücünü nerden aldığı

Bu gücü nasıl kullandığı?

İş liderleri pek çok güç kaynağına sahipler. Bunlardan bazıları iş yerinde isimlerine önüne gelen sıfatlar nedeniyle sahip oldukları güç. Bazıları ise kendi kişisel vasıflarından kaynaklanıyor.

Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki, başarılı iş liderleri gücünü nerden aldığını bilmiyor ve bu kaynakları dengeli kullanmıyorsa sürdürülebilir bir başarıdan bahsetmek mümkün değil. Hem iş sonuçları elde etmek hem de bu sonuçları elde eden çalışanların bağlılık ve tatminini sağlamak, yani başarıyı sürdürülebilir kılmak söz konusu olduğunda aşağıdaki üç soru üzerine dikkatle düşünmek gerekiyor.

  1. İş yerinde gerçekten istediğim kadar güçlü müyüm?

  2. Kullanabileceğim diğer güç kaynaklarını tanıyor muyum ve bu kaynakları maksimumda kullanabilmek için hangi alanları geliştirmem gerekiyor?

  3. Çalışanlarımın güç sahibi olmalarına yatırım yapıyor muyum?

Çünkü bu soruları kendisine sormayan yönetici-liderler bazı tipik davranışlarla iş yerini çalışanlar için çekilmez hale getirip kendi başarılarını baltalıyor. Gelin sahip olduğu güç konusunda farkındalığı düşük iş liderlerinin en çok yaptığı hatalara bir göz atalım.

  • Asık suratlılıkla otoriter olmayı karıştırmak: Suratınızı asıp oturmak sizi sadece suratsız yapar, daha fazla otoriter yapmaz.

  • Nezaketle zayıflığı ayırt edememek: Hem güçlü olup hem de çalışanlarınıza karşı nazik olmak mümkündür. Nezaket bir yöneticiyi zayıf kılmaz.

  • Talep etmek ve zulmetmek arasındaki ince sınırı aşmak: Çalışanlarınızın becerilerinin sınırlarını zorlamalarını talep etmek liderliğin ayrılmaz bir parçasıyken, zulmetmek çalışanlarınızın nefretini kazanmanıza sebep olur.

  • Kibir ve Gururu karıştırmak: Başarılarınızın neler olduğunu bilip bunlarla gurur duymak coşkunuzu kamçılar. Ancak gururla kibir arasındaki ince çizgiyi fark etmemek aslında kişisel gücünüzü zayıflatır.

  • İlişki ağı ve gücünü hafife almak ya da etik dışı kullanmak: Sizi kahve sohbetlerinin öznesi haline getirir. “Biliyor musun, bizimkini Ahmet Bey’ in odasında gördüm, bir koyu sohbet ki sorma…”

  • Kişisel gelişimi durdurmak: Karizma ve uzmanlık gücünü hafife almayın.

  • Bilgiyi dağıtmakta cimri davranmak: Biliyor ama öğretmiyorsanız bu ancak öz-güven eksikliğine delalet eder. Dürüst olalım, çalışanınızı pozisyonunuza tehdit olarak görmüyorsunuz değil mi?

Özetle yönetici ve liderlerin sahip olduğunuz güç kaynaklarını tanıyarak doğru ve dengeli bir biçimde kullanılması onları daha da güçlü yaparken, tam tersi bir durum bireysel, takım ve organizasyonel hedeflere zarar verecektir. Bu durumda da Ahmet Bey’ in odasındaki koyu sohbetlere devam etmekten başka şansınız zaten kalmayacak.

#Liderlik

Öne Çıkanlar
Güncel